Nasıl edebi bir başlık gibi oldu değil mi? Aslında değil. Gerçekten bir martıdan bahsedeceğim çünkü. Hem de Ankara'da bir üst geçitteki martıdan...
Atatürk Bulvarında oyuncak pazarımsı bir üst geçit var. Çiçekçilerin orada. Hah, yok yok o üst geçitte. İşte bu üst geçitte bir oyuncak martı var. Allahın belasını asmışlar tavana, 360 derece dönüp duruyor gün boyu. Ve ben o martıyı her gördüğümde panikliyorum. Çünkü gerçekten çok çirkin ve korkutucu. Geçenlerde ben bu martıyı rüyamda gördüm. Aslında her şey böyle başladı.
Rüyamda bu martı gerçekmiş meğersem. Kafasından tavana asıvermişler, hayatta kalmak için uçuyormuş böyle. Ulan diyorum bunca zaman sövdük ama martının da derdi varmış ki böyle manyak gibi dönüp duruyor. Fakat öyle ders falan da çıkarmadan uyandım uykumdan. Hatta bir ara Ankara'da gerçek martının işi ne diyerek bu rüyayı iyice küçük gördüm kendimce. Neyse efendim, rüyadan sonra iyice çirkin gelmeye başladı gözüme martı. İyice tiksindim böyle. Madem martısın, martılığını bilecektin diye düşündüm. Yerini yurdunu şaşırmayacaktın. Martı çirkinliğinden ziyade geri zekalıydı da. Şu hayatta en sevmediğim şeylerden birisi haline gelmişti. Sonra kendi kendime dedim ki, Öykü senin hayatta en sevmediğin şeylerden biri neden bir oyuncak martı? Bu soruyu kendime sorduktan sonra şu şekilde sormaya devam ettim: Benim neden hayatta en nefret ettiğim şey olabilecek bir olay yoktu? Ben nasıl bir gebeş, bir boş beleş insandım?
Martı artık sadece nefret ettiğim bir oyuncak değildi, aynı zamanda kin yumağım haline gelmişti. Sanki yaşadığım ne sorun varsa hepsinin nedenini martının çirkinliğine bağlayabilirmiş gibiydim. Ve zamanla bu yersiz tutumum kendi gözümde o martıyı suçsuz bir yavrucak, bir mağdur; kendimiyse kafayı üst geçit oyuncaklarıyla bozmuş bir canavar gibi görmeme neden oldu. İşte o zamandan sonra martıya olan nefretim yavaş yavaş azalmaya başladı. Olması gereken de buydu zira ağzına tükürdüğümün üst geçidindeki martıyla kafayı içten içe bozmamın hiç de normal bir davranış olmadığının ben de farkındaydım.
Şükür ki artık üst geçitteki martıyla hiçbir sorunum yok. Bir martının çirkinliğiyle hayatıma az daha yön veriyor olmasını paylaşmak istedim sadece. Yalnız, hala çok çirkin ve korkutucu. Parası neyse verin de yakıyor mu satıyor mu o martıyı ne yapıyorsa yapsın oranın sahibi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder