Saat 07.45 ve tabii ki hala uyumadım. Okul olmadığı an uyku düzenimi deli dehşet bozmadan duramıyorum. Problemim ne acaba? Ya da bu bir problem mi acaba, onu da bilmiyorum. Alışkanlık diyelim.
Böyle paragraf paragraf yazmak hoşuma gittiği için bu şekilde devam edicem. Yılmaz Özdil gibi gözükmüyodur umarım. Adamla senelerce dalga geçtik. Aralara yıldız koyayım tam olsun.
Konuya dönüyor ve artık film yorumuma geçiyorum. Aslında filmin tümünü uzun uzun yorumlamak için bu yazıyı yazmaya karar vermedim. Zaten filme yorum yazısı arıyorsanız bana geleceğinizi sanmıyorum, youtubeda googleda ve her yerde Arif v 216 yorumuna istemeseniz dahi ulaşabilirsiniz.
Ben twitter'da aklıma gelen her ıvır zıvırı yazdığım gibi 216'nın Gora'da "eşcinsel-imsi" bir karakter olduğundan bahsetmiştim. Arif v 216 trailerını ilk izlediğimde biraz garipsedim açıkçası. Bu sefer 216'nın dünyaya gelip bir kadına aşık olduğunu görüyoruz. Sesi, konuşması, hareketleri ve her şeyi değişmiş. Bu 216'ya bir türlü ısınamadım. Bu kadar bariz bir değişimi Cem Yılmaz nasıl ve neden yapmış olabilir? Gora'nın hatırı sayılır oranda filmi baştan sona ezbere bilen izleyici kitlesi var. Bu değişim ne şimdi insanlar sorgulamayacak mı? Eşcinsel karakteri baz alan bir film yapabilmek için karakterin heterolaşması mı gerekti gerçekten? diye düşündüm. Hatta baya uyuz oldum ben ya. Hep izlediğim dizilerde, devam filmlerinde ve dinlediğim gruplarda nedense deli gibi devamlılık arıyorum. Bozmadan devam etsin, kendi tarzı dışına çıkmasın, düzen bozulmasın ve ağzımızın tadı kaçmasın istiyorum. E Cem Yılmaz filmi, hele ki Gora'nın devamı diyebileceğimiz bir film Arif v 216. Beklentim haliyle çok yüksek. Çok gülmek istiyorum, uzun uzun herkesle ne kadar HARİKA bir film olduğunu konuşalım, replik ezberleyelim. Bu beklentide olduğum bir filmde böyle bariz bir değişim olması beni kahırlara sürükledi. En başta yani. Bakın sonra ne oldu.
Filme gittim. Aslında çok da sevdim. Beklemediğim tarzda bir film izlemiş oldum. Her saniyesinde kahkaha attığım bir film yerine takdir ettiğim komik bir filmdi bence. Önyargım kırıldıktan sonra tekrar uzun uzun düşünmeye başladım. 216 niye feminen davranışlarını bırakıp çocuksu bir karaktere dönüşmüş olabilir, bu kadar iyi bir filmin senaristi Cem Yılmaz bunu 216'ya niye yapmış olabilir? Sonra bir anda aydınlanma yaşadım. Gora'da sıkça duyduğumuz bir replik aklıma geldi: "Belki x yapmaya programlanmıştır." !!!!!!! buldum !!!!!
Şimdi,
1. 216 robot değil mi kardeşim? Neyi düşünüyorum ben günlerdir? Belki 216 "çocuksu bir hetero erkek" olmaya programlanmıştır. Belli ki Cem Yılmaz 216'yı Ceku'nun gay kankisi olmaktan çıkarıp, yeni bir karakter yarattı. TRIGGERED olmaya çok müsaitim galiba. Hep sinirlencek bir şey arıyorum kendime.
2. Okuduğum izlediğim şeylerde bahsedilen diğer konu ise 216'nın eşcinsel olması üzerinden komedi yapılmasının artık 2018 yılında ofansif bir mizaha dönüşme ihtimaliydi. Baya mantıklı geldi bana bu. Gora'da 216, bahsettiğim "her white girl'ün istediği gay arkadaş" tipine dönüşmüş haldeydi. Bu filmde aynı tipin devam ettirilmesi yersiz ve gerçekten ofansif olabilirdi.
Yani özet olarak 216'nın robot olduğunu unutmuşum/unutmuşuz. Bu bayağı iyi bir şey aslında. 216 da demiyor mu "insan olmaya geldim" diye. Burdan insan olmak ne demek, hepimiz cyborguz, westworld, yapay zeka sophia götümüzü kesecek mi gibi konulara dalma ihtimalimden dolayı yazıyı aniden bitirme kararı aldım. Bana robot demeyin.